201811221048_pazaryeri-belediyesi.jpg "Şerbetçi Otu, Türkiye’de Sadece Bu ilçede Yetişiyor"

Pazaryeri, Bilecik'in doğa harikası küçük bir ilçesi. Tarih boyunca verimli topraklarında birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Ama adını Osmanlı İmparatorluğu'ndan almış. İlçe ismini, Osman Bey'in oğlu Yahşi Pazarlı Bey'den alarak yıllarca Pazarcık olarak anılmış. Bugün ise Pazaryeri ismiyle tüm doğasını ve verimli topraklarını sunuyor bize.

Pazaryeri'nin tarihi, isminin hikayesi ve doğasını bizler Pazaryeri Belediye Başkanı Muzaffer Yalçın'dan dinledik. Dilerseniz, daha fazla lafı uzatmadan Başkan Yalçın'a kulak verelim.

Kısaca Sizi Tanıyabilir Miyiz?

Ben Muzaffer Yalçın. 31 Mart 1970, Pazaryeri doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Pazaryeri'nde tamamladım. Daha sonra 1987 yılında Bilecik Endüstri Meslek Lisesi'nden mezun oldum. 1992 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi'nden ayrılarak kurulan Kocaeli Üniversitesi Elektrik Bölümü'nden mezun oldum. Daha sonra askerlik görevimi yaptım ve ticaret hayatına devam ettim. 2004 yılında siyaset hayatına AK Parti Pazaryeri İl Genel Meclis üyesi olarak girdim. 2009 yılında Pazaryeri Belediye Başkanı oldum. 2014 yılında başkanlığım devam etti. Evliyim, iki erkek ve bir kız çocuğum var.

Pazaryeri'ni Hiç Tanımayan Birine Birkaç Cümleyle Anlatabilir Misiniz?

Pazaryeri'ni merkez olarak alıp, 250 kilometrelik bir çap yaparsanız içinde İstanbul, Ankara, Eskişehir, Sakarya, Kocaeli, Bursa'yı görebilirsiniz. Pazaryeri'nden 250 km sonra İstanbul, 250 km sonra Ankara. Türkiye'nin nüfus yoğunluğunun olduğu illerin tam merkezindeyiz. Örneklemek gerekirse, İstanbul'dan sabah 6'da çıkıyorsunuz, 8.30'da Pazaryeri'nde kahvaltınızı yapıyorsunuz. İlçemizde gezip eğlenip, dinlenip dilediğiniz saatte yola çıkıp evinize dönüyorsunuz.Eve dönmeniz iki buçuk saat sürüyor. Pazaryeri şu an 26 milyonluk bir pazara hitap ediyor.

İlçenin Eski İsmi Pazarcık Ve Bölge Halkı Buraya Pazarcık Diyor. Pazaryeri İsmi Pek Benimsenmedi Galiba?

Milattan önce 3 bin-5 bin yıllarında yerleşim yeri olmuş. Türklerin Anadolu'ya ayak basması ile Söğüt'ün yazlık, Domaniç'in yazlık olarak kullanılmasıyla ilçe geçiş noktasına dönüşüyor. Osmangazi'nin üçüncü oğlu Yahşi Pazarlı Bey'e burası kontrolün sağlanması için veriliyor. Zaman içerisinde bölgemize Pazarlucuk deniyor. Zamanla kısalıyor Pazarcık ismini alıyor. Osmanlı İmparatorluğundan kalan bir isim Pazarcık. 1953 yılına kadar Pazarcık oluyor ilçemizin ismi ama daha sonra Maraş'ın Pazarcık ilçesiyle ismi karışmasın diye Pazaryeri olarak değiştiriliyor. Bu yüzden ilçede Pazaryeri ismi resmi kurumlarda kullanılıyor ama halk arasında ilçe hala Pazarcık kullanılıyor.

Pazaryeri'nin Nüfusu ve Geçim Kaynağı Nedir?

İlçemizin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. İlçemizde tarım konusunda çilek ve fasulye yetişir. Köylerimizde 3 bin 500, Pazaryeri merkezde 7 bin 200 nüfusumuz var. İlçemizde ciddi bir göç kaybı yaşandı bu yüzden bizim ilk amacımız bu göçle kaybettiğimiz nüfusu durdurmaktı. İlçemizden giden Ankara- Bursa otoyolu ciddi bir göçe sebep oldu. 2004'te 6 bin olan ilçe merkez nüfusumuz, bugün yapılan hizmet ve yatırımlarla 7 bine yükseldi. Yani ilçe nüfusunu tutma amacını başardık, şimdi sıra artırmakta. Fakat şöyle de bir gerçek var ki; köy nüfusunu tutamıyorsunuz. Bu biraz da insanların bilinçleriyle alakalı bir durum.Kimse özellikle de gençler tarım ve hayvancılıkla uğraşmak istemiyor. Daha çok büyükşehirlerde ya da şehir merkezlerinde yaşamak ve çalışmak istiyor.

İlçeye Özgü Değerlerden Bahsedebilir Misiniz?

Türkiye'de sadece bizde yetişen Şerbetçi Otumuz var. 1970'li yıllarda Türkiye'nin 17 bölgesinde Şerbetçi Otunun ekimi deneniyor. En kaliteli ve verimli Şerbetçi Otu, ilçemizde yetişiyor. Bu yüzden Türkiye'de sadece burada yetiştiriliyor. Kınık Çömlekçiliği var. Yine tescilli Osmanlı Pazaryeri Boncuk Fasulyemiz var. Çileğimiz çok meşhurdur. Ayrıca yüksek rakımda olduğumuz için hayvanımızın et kalitesi meşhurdur. Bozamız meşhurdur. Helvamız meşhurdur. Bunlar başka yerde olmayan ilçemize özgü değerlerdir.

Kınık Köyü Çömlekçiliği Ya Da Diğer Değerler İlçe İçin Bir Geçim Kaynağı Olabilir Mi?

Yeterli yatırımla evet, olabilir. Şu an Kınık Köyü'nde 12-13 atölye var. Onların tanıtımı için elimizden geleni yapıyoruz ama bu yeterli değil. Gençlerin de bu sanatı devam ettirebilmesi öğrenmesi ve devralması lazım. Şu an bunun başlangıcındayız. Kınık'ta 5-6 aile bu şekilde yerleşerek yenilikçi bir bakış açısıyla gençlerini eğitiyor ve bu ilçeye özgü sanatı geçim kaynağına çevirmek için uğraşıyor. Bu değerlerimiz ve zenginliklerimizi tanıtabilirsek, geçim kaynağına dönüşebilirler.

Göreve Geldiğinizden Beri Neler Değişti?

2009 yılında araç lastiklerini dahi alamayan bir belediye vardı. İlk önceliğimiz maddi durumumuzu düzeltmek ve ekonomik çarkların dönmesini sağlamak oldu. İlk iki senemiz bu şekilde geçti. İlçemizin o zaman en büyük sorunu Pazaryeri'nin sadece yüzde 30'u kilitli parke ve asfaltla tanışmıştı, yüzde 70'i de tozlu yollardı. Bu 2009 Türkiye'sinde bu iyi bir durum değildi. Bizler kilitli parke ve asfalt sorununu çözdük. Kanalizasyon, imar, tarım, sosyal sorunlar vardı. İlk dönem hem ekonomiyi düzeltmek hem de bu sorunları iyileştirmekle geçti.

 

1987 yılından beri imar planı olmayan, imar şartlarına uymayan bir ilçeydik. 2016 yılının sonunda bu imar sorununu gündemimizden tamamen çıkarttık. Turizm yönünden Küçük Elma Tabiat Parkımız var. Pazaryeri yeşilin her tonunun olduğu bir ilçe ve gelen misafirlerimize bunu yansıtmak bizim görevimiz. Bunun için 4-5 yıldır mücadele veriyoruz ve bu tabiat parkı projemizin ihalesini gerçekleştirdik. Projemiz hayata geçtiği zaman Küçük Elma Tabiat Parkına gelen misafirlerimiz, bungalov evlerde konaklayabilecek, amfi tiyatrosunda oyunlar konserler izleyebilecek, kır lokantasında yemeğini yiyecek. Bu yeşil değerimizi hayata kazandıracağız.

Sayın Bakanımız Nabi Avcı'nın katkılarıyla başkanlığımız zamanında Sağlık Meslek Lisesi ile ilçemizde büyük bir Eğitim Kompleksi kazandırıldı. İlçemize bir kimlik kazandırmak için çarşı içerisinde sokak sağlıklaştırma çalışmalarımız sürüyor.

İlk dönemimizde bir tane sosyal tesis, bir tane kültür merkezi kazandırdık ilçemize. İkinci dönemimizde tecrübemizin artması, ekonomik çarkların dönmeye başlamasıyla ve siyasi büyüklerimizin Bilecik'e katkılarıyla yapacaklarımız daha da arttı. Bugün ilçemizin 50 yıllık sorunlarını çözdüğümüzü söyleyebiliriz.

Bilecik  | 22.11.2018